Bazı müzikler vardır
ki size bir başkasının asla hissettiremeyeceği şeyleri hissettirir. Düşündürür
de hatta.
Yağmur sesi, ağacın hışırtısı, kuşların
cıvıltısı , denizin asla durmasını istemediğimiz huzur dolu sesi...
Kendi iç sorgulamamı yaptığım zaman
her zaman bir adım ileriye nasıl gidebilirim diye düşünmeye çalışıyorum. '
Nasıl bu cevap vermekten kaçındığım bu soruları tereddüt etmeden
yanıtlayabilirim?' insan böyle zamanlarda gözlerini kapayıp sadece dinlemek
istiyor. Sadece dinleyip konuşmamak istiyor.
Belki girişinden dolayı bir şeyler görmeyi
dilemiş olabilirsiniz ancak ben ne birisinin sesinde o hissi tattım ne bir
enstrümanda ne de doğada. Benimkisi basit bir poşet hışırtısıydı. Evet baya
poşet. Şaşırma ifadesinin yüzde yalnızca bir saniye kaldığını biliyor muydunuz?
Bu da öyle bir andı işte.. Sesini bir saniyeden fazla duymamak için kalkıp
katladığım o poşet bana bir anda kişisel farkındalık açısından en parlak anı
yaşattı. Yaşattı ama,
daha sonradan düşündüm de
ben
bunları duymaya daha hazır bile
değil
dim
'' … ''
Her neyse… Öyle yada böyle o soruların bir
kısmıyla hala uğraşıyor dümdüz yolda benden başka kimse olmadığını bilmeme
rağmen arkamı kontrol etme isteğinden kendimi alı koyamıyorum. Burası benim
arkamı kolaçan etmeden gezebileceğimi düşündüğüm ilk ve sanırım alışana kadar
tek yer. Umarım bir hayalkırıklığına sebebiyet vermeden burada kalıp yazmaya
devam edebilirim. O zaman;
Kısaca tanışalım mı?
-- Ben
Ren.
-- Bunu yazıp internet bağlantısına sahip
olduğuma göre dünyalıyım.
Sanırım bu kadarı yeterli ;)
05052020 //

Selam dünyalı!...Tanıştığımıza memnun oldum ..Seviliyorsun❤️
YanıtlaSilMerhaba! Bende tanıştığımıza memnun oldum! Umarım yazılarımda kendini bulabilirsin. Bunun için sıkı çalışacağım. Sende seviliyorsun<3.
Sil