hiçlikteki ressam

Bir hiç olduğumu düşünürüm. Hiçbir işe yaramadan yaşadığımı ve çevredekilerin her şeyden bir haber olduklarını da. Düşündüklerim fikirlerime taşar konuşamaz hale gelirim. Yaptıklarım veya yapacaklarım aklımı karıştırır eskisi kadar etkili olmaz. Derken kıyas yapacak bir geçmişe sahip olmaktan çok uzaklaşırım. İçimde bir his! Aklımı karıştırır. Gece vakti bir yola çıkarım. Gideceğim yoldan daha önce geçmiş olduğumu düşünürüm. Dikkatsizleşirim. Defalarca aynı noktaya tekrar tekrar gelir sanki yol katettiğimi düşünerek gaflete düşerim. Dizlerim kanar. Ellerim parçalanmıştır. Kaybolduğumu anlarım. Paniklerim. Sabah olur. Yolumu bulduğumda herkes çoktan oradadır. Başka bir yolculuk için çoktan hazırlardır. Ancak benim hala canım acıyordur. Dinlenmeliyim derim. Bazıları neyim olduğunu sorsa da ben çok yorgun olurum. Anlatamam. Pes ederler. Ve yola koyulurlar. Ben hala aynı yerdeyim. Gökyüzüne baktığımda kendimi unutuveririm bir anda. Bu kendimi bildim bileli böyledir. Yoğun düşüncelerle kirlettiğim zihnimin bana oyunlarından kaçmam gerekir. Bunu ancak başka bir tuvali boyarken yapabilirim. Bir farkla. Gökyüzüne ne kadar bakarsam bakayım onu kirletebilmem mümkün değil. Bu yüzdendir belki de ısrarla kaçışım. Derin bir nefes alırım. Buraya nereden geldiğimi unuturum. İçim her daim tertemiz olan bu tuvale bakarken ferahlar. Gülümserim. Unuttuğum yerden tekrar yola çıkarım.

Yorumlar